Kötülüğü Kavranabilir Kılmak: Kant'ın Teodise Üzerine Düşünceleri

Author:

Year-Number: 2016-6:2
Number of pages: 245-271
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

İnsan düşüncesinin bir parçası olarak kötülük mevcudiyetini her zaman ona dayatmıştır. Çünkü o, dünyayı anlama ve anlamlandırma çabasının bir parçasıdır. Dünya ile kurulan ilişkinin bir parçası olarak kötülük kavramı, olan ile olması gereken arasındaki boşlukta yuvalanır. Bu nedenle kavramın çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere, etik ve ahlak tartışmalarından günlük pratik ilişkilerin yorumlanmasına kadar her yere sızmış olduğu söylenebilir. Düşüncenin kuşatıcılığını ve sınırını ilke edinmiş bir filozof olarak Kant da kavramın çekim kuvvetine kapılmıştır. Salt Aklın Sınırları Dâhilinde Din (1793) [Din] adlı çalışmasına kadar olgunluk içinde somut olarak varlığını göstermese de, kötülük kavramının önceki çalışmalarında açık veya örtük bir biçimde var olduğu söylenebilir. Düşüncenin kuşatıcılığını ve sınırını ilke edinmiş bir filozof olarak Kant, kavramın çekim kuvvetine kapılmıştır. Salt Aklın Sınırları Dâhilinde Din adlı çalışmasına kadar olgunluk içinde somut olarak varlığını göstermese de, kötülük kavramının önceki çalışmalarında açık veya örtük bir biçimde var olduğu söylenebilir. Bu çalışmada Kant’ın kötülüğü anlaşılabilir kılmaya çalışmanın bir yolu olan teodise karşısındaki konumu ele alınacaktır. Bu nedenle görüşleri Felsefi Teoloji Üzerine Dersler ve Bütün Felsefi Teodise Girişimlerinin Başarısızlığı Üzerine çalışmaları bağlamında ele alınacak ve düşüncesindeki değişim çizgisine değinilecektir. Çalışmanın ulaşmayı amaçladığı sonuç ise şudur: Kant Dersler’de –dar anlamda– kötülüğü Augustinusçu bir teodise ile Aydınlanmacı ilerleme kavramının uzlaştırılmasını yansıtan bir perspektiften ele alır gibidir kötülüğü. Fakat Teodise’de aklın sınırları dâhilinde kötülüğe dair böyle bir akıl yürütmenin olanaksızlığından söz eder. Düşüncesindeki bu keskin dönüş Eleştiriler ile birlikte olgunlaşır ve Saf Aklın Sınırları Dahilinde Din’de “radikal kötülük” tezi olarak ortaya çıkar.

Keywords

Abstract

As an indispensable part of human thought, evil always imposes its presence to human. Because it is one of the means that is necessary for the activity of understanding and interpretating the world. The concept of evil which is a part of relation that we have with world takes its place between the gap of being and should be. For this reason it can be said said that the concept of evil penetrates from politheism to monotheism, from ethical and moral discussions to interpretation of daily practical relations. As a philosopher who acquires the surronding and border of thinking as principle Kant had been possesed by the attraction of this concept. Although until his Religion within the Limits of Reason Alone (1793) this concept was not treated concretely, can be said that there was a concept of evil in his earlier studies implicitly or explicitly. As a philosopher who acquires the surrounding and border of thinking as principle Kant had been possessed by the attraction of this concept. Until his Religion within the Limits of Reason Alone this concept was not treated concretely, can be said that there was a concept of evil in his earlier studies implicitly or explicitly. In this article the position of Kant’s thoughts against theodicy that is one of the ways that makes evil intelligible is going to be treated. For this reason his thoughts are going to be treated and refer to his line of change in his thoughts in the context of his two studies: Lectures on Philosophical Theology and On the Miscarriage of All Philosophical Trials in Theodicy. The main aim of this article is this: in Lectures Kant –in a narrow sense– takes evil in a perspective that projects the syncretization of Augustinian theodicy and Enlightenment’s concept of progress. But in Theodicy he talks about the impossibility of reasoning about evil for the borders of reason. This keen turn in his thought develops within the thoughts in Critics and come up the thesis of “radical evil” in Religion within the Boundaries of Mere Reason.

Keywords